‘Sermaye Piyasalarını Geliştirmenin Yolu Yatırımcı Sayısını Artırmaktan Geçiyor’

Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesi, kaynakların gelecek ve teknoloji odaklı, verimli alanlara yönlenmesi için sermaye piyasalarını geliştirmenin şart olduğunu belirten Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği Başkanı Dr. Alp Keler, bunun yolunun ise yatırımcı haklarını koruyan güvenli bir yatırım ortamından ve yatırımcı sayısını artırmaktan geçtiğini söyledi.


Uluslararası Menkul Kıymetler Komisyonları Örgütü (IOSCO) tarafından organize edilen 1-6 Ekim tarihleri arasında 87 ülkede, Dünya Yatırımcı Haftası kutlanıyor. Bu yıl üçüncüsü gerçekleşecek etkinlik, Türkiye’de Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Borsa İstanbul ve Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) işbirliğinde 1 Ekim tarihinde Borsa İstanbul’da gong töreniyle başlayacak. Kutlamalar, yatırımcılar, üniversite öğrencileri ve reel sektör temsilcileri katılımıyla çeşitli etkinliklerle hafta boyunca devam edecek. Yatırımcı eğitimi ve yatırımcının korunmasının ana tema olacağı konferans, panel ve atölye çalışmalarından oluşacak etkinliklerde, ayrıca bilinçli yatırımın önemine dikkat çekilecek.


Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği Başkanı Dr. Alp Keler, Dünya Yatırımcı Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, tüm yatırımcıların Dünya Yatırımcı Haftası’nı kutladı. Keler, dünyada gelişmiş sermaye piyasalarına sahip ülkelerin güçlü ekonomiye sahip olduğuna dikkat çekerek, Türkiye ekonomisinin sürdürülebilir büyümesi, kaynakların gelecek ve teknoloji odaklı, verimli alanlara yönlenmesi için sermaye piyasalarını geliştirmenin şart olduğunu ifade etti. Sermaye piyasalarını geliştirmenin yolunun ise yatırımcı sayısını artırmaktan geçtiğini belirten Keler, “Sermaye piyasalarının gelişmesi ancak kurumsal ve bireysel yatırımcı sayısının büyümesiyle mümkündür. Aynı zamanda aktif yatırımcı sayısının artması; piyasaların derinleşmesi, fiyatların sağlıklı oluşması için de hayati öneme sahiptir. Bu noktadan baktığımızda Türkiye’de yatırımcı sayısı düşüktür. Önümüzdeki dönemde yatırımcı sayısını artırmaya odaklanmamız lazım. Bunun için de öncelikle yatırımcı haklarını ön planda tutan, koruyan ve güvence altına alan güçlü bir yatırım ortamı oluşturmalıyız. Ayrıca iletişim kanallarını da kullanarak çok yönlü eğitimlerle toplumu, tasarruf sahiplerini sermaye piyasası kurumları, araçları ve bu araçlara sağlıklı, doğru yatırım yapabilmeleri konusunda bilgilendirmenin yanında, etkin sermaye piyasası kültürü oluşturmamız şart” dedi.


“Yola, ‘Önce Yatırımcı’ diyerek çıktık”

Keler, Türkiye’de bugün itibariyle 10.5 milyon kişinin Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve Otomatik Katılım Sistemi (OKS) aracılığı ile 3 milyon kişinin Yatırım Fonları (YF), 1.2 milyon kişinin ise Hisse Senetleri ile yatırımlarını sermaye piyasasında değerlendirdiğini söyledi. Keler, “TUİK verilerine göre, 2018 yılı sonu itibariyle Türkiye’nin 18 yaş ve üstü nüfusu 59 milyon. Bu nüfusu göz önünde bulundurduğumuzda; Türkiye’deki nüfusun yaklaşık 6’da 1’i BES ve OKS, 20’de 1’i Yatırım Fonları, 49’da 1’i de hisse senedine yatırım yapıyor. Hane halkı varlıkları üzerinden baktığımızda ise yüzde 2 hisse senedi, yüzde 7 emeklilik fonu, yüzde 4 yatırım fonu olmak üzere toplam hane halkı finansal varlıklarının sadece yüzde 13’ü sermaye piyasası araçlarında değerlendiriliyor. Gelişmiş ülkelerle kıyasladığımızda Türkiye’de gerek yatırımcı sayısı gerekse hane halkı varlıkları içerisinde sermaye piyasalarının aldığı payın çok düşük kaldığını görüyoruz” diye konuştu. Dr. Alp Keler, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği olarak yola, “Önce Yatırımcı” diyerek çıktıklarını ve bu anlayışla önümüzdeki dönemde, daha güvenli, etkin, güçlü bir yatırım ortamı oluşturarak yatırımcı sayısını artırmak için çok yönlü iletişim ve eğitim çalışmaları ile eylem planları gerçekleştireceklerini ifade etti.