Dünya Yatırımcı Haftası kutlamaları gong töreniyle başladı

Dünya Yatırımcı Haftası kutlamaları, Sermaye Piyasası Kurulu, Borsa İstanbul A.Ş. ve Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği işbirliğinde Borsa İstanbul’da gerçekleştirilen gong töreniyle başladı. Kutlamalar, Türkiye’nin önde gelen uzmanlarının katılımı ile bireysel yatırımcılar ve reel sektör şirketlerine yönelik panel ve eğitimlerle hafta boyunca devam edecek.

Dünya Yatırımcı Haftası kutlamaları, Borsa İstanbul’da gerçekleştirilen gong töreniyle başladı. Uluslararası Menkul Kıymetler Komisyonları Örgütü (IOSCO) tarafından organize edilen Dünya Yatırımcı Haftası’nın üçüncüsü, 1-6 Ekim tarihleri arasında 87 ülkede kutlanıyor. Her ülkenin kendi etkinliklerini düzenlediği hafta, Türkiye’de ise Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Borsa İstanbul A.Ş. ve Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) işbirliğinde 1 Ekim 2019 tarihinde gerçekleştirilen gong töreniyle başladı.

Borsa İstanbul’da düzenlenen tören SPK Başkanı Ali Fuat Taşkesenlioğlu, Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erişah Arıcan, TSPB Başkan Vekili Erhan Topaç’ın açılış konuşmalarıyla başladı. Dünya Yatırımcı Haftası kutlamaları, alanında Türkiye’nin önde gelen uzmanlarının katılımı ile bireysel yatırımcılar ve reel sektör şirketlerine yönelik panel ve eğitimlerle hafta boyunca devam edecek. Kutlamalar kapsamında “Bireysel Yatırımcı Eğitim Programı – Param ve Ben”, “Reel Sektör Şirketleri İçin Kur Riski Yönetimi”, “Reel Sektör Şirketlerinin Tecrübe Paylaşımı”, “Üniversite Öğrencileri Eğitim Programı” başlıklı panel ve eğitimler gerçekleştirilecek.

“Sermaye piyasalarına yatırım için doğru bilgilendirme ve güven gerekiyor”

SPK Başkanı Ali Fuat Taşkesenlioğlu, gong töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye’de tasarruf eksikliğinin yanı sıra gerçek ve tüzel kişilerin tasarruflarını sermaye piyasalarında istenilen seviyede değerlendirmemesinin sermaye piyasalarının öncelikli meselesi olduğuna dikkat çekti. Taşkesenlioğlu, “2019’un 6’ıncı ayı itibariyle yurtiçi yerleşiklerin TL mevduat ve döviz tevdiat hesapları toplamı 2,1 trilyon TL iken bu kişilerin sahip olduğu pay senetleri 119,1 milyar TL seviyesinde kalmıştır. Rakamlar, mevduat biriktirmiş kişilerin ikna olmaları halinde sermaye piyasaları için önemli bir müşteri potansiyeli olduğunu ortaya koymaktadır. Bu dönüşümün sağlanabilmesi için yatırımcıların ilk olarak sermaye piyasalarını tam ve doğru bir şekilde tanımaları, sonrasında da güvenmeleri gerekmektedir” dedi.

Dünya Yatırımcı Haftası’nın temel amacının da yatırımcıların eğitimi ve korunması konularında farkındalığı arttırmak olduğunu belirten Taşkesenlioğlu sektörün tüm paydaşlarının tasarruf sahiplerini sermaye piyasaları hakkında bilgilendirmek için çalıştıklarını, Sermaye Piyasası Kurulu olarak da bu çalışmaları desteklediklerini ancak alınması gereken önemli bir yol olduğunu söyledi. Taşkesenlioğlu sözlerine şöyle devam etti:  “Dünya Bankası tarafından finansal erişimi ölçmeye dönük 140’dan fazla ülkede her 3 yılda bir yapılan Global Findex Çalışması’nın 2017 yılı sonuçlarına göre; dünya genelinde 1,7 milyar yetişkin finansal erişime sahip değildir. 2014-2017 arasında 515 milyondan fazla 15 yaş üstü yetişkin finansal erişim imkânına sahip olmuştur. 2017 yılı itibarıyla; küresel olarak yetişkinlerin finansal erişim oranı yüzde 69 olup gelişmiş ülkelerde bu oran yüzde 94, gelişmekte olan ülkelerde ise yüzde 63’tür. Ülkemizde ise söz konusu oran 2011 yılında yüzde 58 iken 2017 sonunda yüzde 70’e çıkmıştır. Ülkemizde erkeklerde yüzde 83 olan bu oran kadınlarda yalnızca yüzde 44 olup gelişmekte olan ülkelere göre oldukça aşağıdadır. Türkiye’de finansal erişime sahip olmayanların gerekçeleri; yüzde 65 oranla aileden birinin hesap sahibi olması, yüzde 36 oranla yeterli parasının olmaması ve yüzde 23 oranla finansal kuruluşlara güvenilmemesidir.”

“Yatırımcıların vade algısı değişmeli”

Türkiye’de finansal okur-yazarlık düzeyinin beklenen seviyede olmamasının da etkisiyle yatırımcıların kısa vadeli bakış açısına sahip olduklarını belirten Taşkesenlioğlu  “Sadece sermaye piyasalarında değil Türkiye’de mevduat yatırımcıları da oldukça kısa vadeli yatırımları tercih etmektedirler. Aslında yatırımcılar getirinin nerede olduğunu çok iyi takip edebilmekte ve yatırım vadelerine göre en iyi enstrümana kolaylıkla uyum sağlayabilmektedirler. Örneğin geçtiğimiz aylarda ters repo faizlerinin mevduatın üzerine çıkması sonucu bu piyasaya ani bir yönelme gözlemlenmiştir. Bu yüzden uzun vadede mevduata göre daha fazla kazandırabilen sermaye piyasası araçlarının tercih edilebilmesi için öncelikle yatırımcıların vade algısının değişmesi gerekmektedir.  Yatırım vadeleri bu durumdayken, yatırımcılara borsanın daha iyi kazançlar sunabileceğini anlatmak anlamlı ve doğru olmayacaktır” dedi.  Eksik ve yanlış bilgilerle yaptıkları portföy yönetimleriyle kısa vadede sonuç almaya  çalışan yatırımcıların, bu nedenle kötü tecrübeler yaşayıp piyasalardan uzaklaştıkları ve potansiyel yatırımcılara olumsuz örnek oluşturduklarına dikkat çeken Taşkesenlioğlu  “Tasarruflarını fonlar ve yatırım ortaklıkları gibi kolektif yatırım ürünleri aracılığıyla değerlendiren yatırımcılar, arka planı daha sağlam yatırımlar yapabilmekte ve piyasada görülen ani şoklara karşı korunabilmektedirler. Bu da kurumsal yatırımcıların sermaye piyasalarımız için ne kadar kritik bir öneme sahip olduğunu göstermektedir” diye konuştu.

“Birçok yeni finansal ürünü kullanıma açmaya hız kesmeden devam edeceğiz”

Borsa İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erişah Arıcan ise törende yaptığı konuşmada ”Ülkemizin öncü kurumlarından biri olarak son dönemde Sermaye Piyasamızın gelişi için birçok yeniliği peşpeşe gerçekleştiriyoruz. Borsamızda faaliyet gösteren piyasalarımızı geliştirmek, derinleştirmek ve daha fazla paydaşın katılımıyla büyütmek en önemli hedeflerimiz arasında yer alıyor. Borsa İstanbul Grubu olarak ana stratejilerimizden biri ülkemizde faaliyet gösteren kurumların finansal risklerinin yönetilmesini yurt içinde mümkün kılmak ve buna yönelik ürünler ve pazarlar geliştirmektir” dedi.

Sermaye piyasalarının gelişmesi yatırımcı tabanının genişlemesiyle mümkündür”

Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği Başkan Vekili Erhan Topaç törende yaptığı konuşmasında, Sermaye piyasalarının; şirketlerin finansman bulmasını kolaylaştırmak, sürdürülebilirliklerini sağlamak, yarattıkları katma değerden Türkiye’nin yararlanmasını sağlamak, kayıt dışı ekonomiyi azaltmak ve şirket riskini dağıtarak girişimcilerin üzerinde yoğunlaşmasını önlemek gibi çok önemli işlevleri bulunduğuna dikkat çekti. Türkiye ekonomisinin istikrarlı ve sürdürülebilir büyümesi, kaynakların gelecek ve teknoloji odaklı, verimli alanlara yönlenmesi için sermaye piyasalarının gelişmesinin şart olduğunu vurgulayan Topaç, “Sermaye piyasalarının gelişmesi ise ancak kurumsal ve bireysel yatırımcıtabanının genişlemesiyle mümkündür” dedi.

Birlik olarak, Türkiye sermaye piyasalarının gelişmesi ve derinleşmesine yönelik hem yurt içinde hem de yurt dışında çeşitli çalışmalar yürüttüklerinin altını çizen Topaç, yatırımcılara şu tavsiyelerde bulundu; “Büyük riskler alarak kısa vadede yüksek kazanç elde etme peşinde olmayın. Çok seyrek tesadüfler dışında bu kesinlikle mümkün değildir. Tanımadığınız enstrümanlar üzerinde işlem yapmayın, piyasayı yenebileceğinizi asla düşünmeyin. Birikimlerinizi tek bir yatırım aracına yatırmak yerine birden fazla yatırım aracına bölüştürüp, çeşitlendirin. Sadece ve sadece Sermaye Piyasası Kurulu tarafından lisanslanmış olan ve denetlenen şirketler üzerinden işlem yapın. Kısa zamanda yüksek kazanç vadeden kişi ve kurumlara ve bunların yaptıkları reklamlara itibar etmeyin. İşlem yaptığınız aracı kurumun veya yatırım danışmanınızın sizi yanlış yönlendirdiğini, suistimal ettiğini düşünüyorsanız bunu Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği ile paylaşın”.

Borsamızda her türlü yatırımcıya hitap edecek çok sayıda piyasamız ve ürünümüz var”

Borsa İstanbul A.Ş. Genel Müdür Vekili Mehmet Gönen, Dünya Yatırımcı Haftası kapsamında düzenlene “Reel Sektör Şirketleri İçin Kur Riski Yönetimi” panelinin açılış konuşmasında;  “Dünya Yatırımcı Haftası bizim için çok önemli bir hafta çünkü bizim işimiz yatırımcılar ve daha çok yatırımcımız olsun diye çalışıyoruz. Yatırımcı haftası dediğimiz zaman akla hemen finansal okuryazarlık geliyor. Finansal okuryazarlık da finansal piyasaları bilmek, bu piyasalardaki ürünlere hakim olmak ve onların risklerini tanımak anlamına geliyor. O zaman da akla hemen Borsa geliyor. Borsamızda her türlü yatırımcıya hitap edecek çok sayıda piyasamız ve ürünümüz var. Daha çok olsun diye uğraşıyoruz ama mevcut halimiz de dünyanın en iyi örneklerinden biri” dedi.