Birliğimizin 22. Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı Yapıldı

Birliğimizin 22. Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı, Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı (SPK) Ali Fuat Taşkesenlioğlu, Birliğimiz Yönetim Kurulu Başkanı Tevfik Eraslan ve üyelerimizin katılımıyla, 3 Aralık 2020 tarihinde Elektronik Genel Kurul Sistemi üzerinden yapıldı.

 

SPK Başkanı Ali Fuat Taşkesenlioğlu ve Birliğimiz Yönetim Kurulu Başkanı Tevfik Eraslan’ın açılış konuşmaları ile başlayan toplantıda gündem maddeleri görüşüldü. Toplantının açılışında konuşan Birliğimiz Yönetim Kurulu Başkanı Eraslan, yerli yatırımcıların yanı sıra yabancı yatırımcıların da Türkiye sermaye piyasalarına ilgisinin arttırılması için Birlik olarak Türkiye sermaye piyasalarının yabancı yatırımcılara anlatılması konusunda aktif rol alacaklarını belirtti.

 

“2020, sermaye piyasalarının büyüme yılı oldu”
SPK Başkanı Ali Fuat Taşkesenlioğlu açılış konuşmasında, 2020’nin birçok sektör için risklerin ön plana çıktığı ve sürdürülebilirlik hesaplarının yapıldığı bir yıl olurken, sermaye piyasaları açısından büyüme yılı olduğunu söyledi. Taşkesenlioğlu, “Pay piyasasındaki yatırımcı sayısı 2019 yıl sonunda 1 milyon 203 bin kişi iken, 2020 yılı Ekim sonu itibarıyla 680 bin kişi artarak 1 milyon 883 bine ulaştı. 2019 yılı ilk 11 ayında 1,9 trilyon TL olan pay piyasası işlem hacmi, 2020 yılının ilk 11 ayında 5,7 trilyon TL’ye yükselirken, bu dönemde gerçekleştirilen halka arzlara ise ortalama 20 kat talep geldi. Bu sayede, aracı kurumların 2020 yılı 3. çeyreğindeki yıllıklandırılmış dönem kârının, önceki döneme göre yüzde 150 artarak 1,4 milyar TL’den 3,5 milyar TL’ye yükseldiği görülmektedir. Sektördeki büyümeyle uyumlu olan bu artış, bizi oldukça memnun etmiştir” dedi.

 

“Türkiye sermaye piyasaları farklı bir konuma ulaştı”
Birkaç yıl öncesine kadar, sektörün geneline yönelik toplantıların ana gündem maddelerinin başında, sermaye piyasalarının geliştirilebilmesi için yapılacak tanıtımlar ve tasarrufların bu alana nasıl çekilebileceği konularının geldiğini hatırlatan Taşkesenlioğlu, “Gerek yatırımcı sayıları gerekse sektörün sağladığı büyüme rakamları bugün itibarıyla farklı bir konumda olduğumuzu ortaya koymaktadır. 2020 yılında önemli miktarda yeni yatırımcı ve tasarruf, pay senetleri başta olmak üzere sermaye piyasalarımız ile tanışmıştır. Bu durum, sermaye piyasalarının geliştirilebilmesi için gereken önemli şartlardan birisinin gerçekleştiği ve ulaşılabilirliğin arttığı anlamına gelmektedir” diye konuştu.


Sermaye piyasalarına olan yatırımcı ilgisinin hızlı bir şekilde artmasının içerisinde birçok riski de barındırdığı konusunda herkesin hemfikir olduğuna dikkat çeken Taşkesenlioğlu şunları söyledi; “Artan ilginin kalıcı hale gelmesi ve önümüzdeki dönemlerde sağlıklı bir yapıda büyüyebilmesi için planlı bir şekilde hareket etmemiz gerekmektedir. Aksi bir durum, önemli bir potansiyelin heba edilmesi ve sermaye piyasalarının imajının zedelenmesi anlamına gelecektir. Bu planlamanın temel öncelikleri; finansal okuryazarlığın artırılması, vade algısının genişletilmesi ve yetkili kişi ve kurumlar ile iletişimin kuvvetlendirilmesi olmalıdır. Bunu başarabilmek için Birlik yönetiminin, üyelerinin ve özellikle aracı kurumların bu işe inanması gerektiği açıktır. Bu konuda, yatırımcıların doğrudan muhatabı konumundaki aracı kurumların, yatırımcılara yönelik çalışmalarını bir AR-GE projesi ciddiyetinde yapmalarını bekliyoruz. Uzun yıllara dayanan tecrübelere sahip kuruluşlarımızın yeni dönemde Türkiye’nin yatırımcı kapasitesine önemli katkılar sunacağına eminim. Sermaye Piyasası Kurulu olarak, bu konuda atılacak adımlara maddi ve manevi her türlü desteği vermeye hazır olduğumuzu belirtmek isterim.”

 

“2021’in önemli başlığı İstanbul Finans Merkezi projesi olacak”
2021 yılının önemli başlıklarından birisinin İstanbul Finans Merkezi projesi olacağını vurgulayan Taşkesenlioğlu, “2022 yılı ortalarında faaliyete geçecek yerleşkesi ile birlikte vücut bulacak olan projenin kapsayıcılığı ve içeriğine tüm sektörün katkı sunması oldukça önem arz etmektedir. Bunun için tüm sermaye piyasası kurumları, çalışan yetkinliğinden, ürün çeşitliliğine, yatırımcı ilişkilerinden, piyasa bozucu eylemler ile mücadeleye kadar küresel standartlara uygun işler çıkarması gerekmektedir. Bu vesileyle, sektör temsilcilerini, sermaye piyasaları konusunda, özellikle sistemin tasarımına yönelik fikirlerini ve katkılarını bizimle paylaşmaya ve hep birlikte İstanbul Finans Merkezi’ni Türkiye’nin yüz akı markalarından birisi haline getirmeye davet ediyorum” diye konuştu.

 

“Artan yatırımcı ilgisi geleceğe ümitle bakmamızı sağladı”
Birliğimiz Yönetim Kurulu Başkanı Tevfik Eraslan, 22. Olağanüstü Genel Kurulu’nun açılışında yaptığı konuşmada, hükümetin destekleyici yaklaşımı ve artan dijital olanakların etkisiyle yerli yatırımcıların sermaye piyasalarına olan ilgisinin arttığını ve bu ilgiye paralel olarak gerek pay piyasasında gerekse yatırım fonu piyasasında yatırımcı sayıları ve portföy değerlerinde tarihi büyüme oranlarının yaşandığına dikkat çekti. Eraslan, “Pay piyasamıza katılan 700 bin yeni yatırımcı ile yatırım fonları piyasamıza katılan 100 bin yeni yatırımcı; bir yandan sermaye piyasalarımızın geleceğine ümitle bakmamızı sağlarken, diğer yandan da tüm kurumlarımızın omzuna önemli sorumluluklar yüklemektedir” dedi.

 

“Önemli finans merkezlerinde Türkiye’yi tanıtmak amacıyla toplantılar düzenleyeceğiz”
Birlik olarak izlenecek iki yıllık yol haritasına ilişkin Birlik üyelerine ayrıntılı bilgi veren Eraslan, bireysel yatırımcı memnuniyetinin artırılması ve kurumsal yatırımcı tabanının genişletilmesinin Birliğin öncelikli konulardan biri olduğunu vurguladı. Eraslan, “Biliyoruz ki, yatırımcı memnuniyetinin ve güveninin artması uzun dönemde sermaye piyasalarımızın büyümesi ve ülkemizin kalkınması için ihtiyaç duyulan sermaye birikiminin temel unsurudur. Uzun vadeli tasarrufların sermaye piyasası kurumları vasıtasıyla verimli çalışan reel sektör şirketlerine yönlendirilmesi ise bu şirketlerimizin rekabet gücünü artıracak, yatırımcıların büyümeye ortak olmasını sağlayacaktır” diye konuştu.

 

Yatırımcıların sermaye piyasasından memnun olmasını sağlayacak önemli unsurlardan birinin sağlıklı, doğru ve tam bilgi ile yatırım kararlarını verebilmeleri olduğunu belirten Eraslan bu konuda izleyecekleri yol haritasına ilişkin şunları söyledi; “Yatırım danışmanlığının şu anda bulunduğu hizmet seviyesinden nitelik ve nicelik olarak daha iyi bir konuma taşınması gerektiğine inanıyoruz. Birlik olarak önümüzdeki iki yıllık yol haritamızda bu konuyu da gündemimize alarak yatırım danışmanlığının kapsamını ve kalitesini artırmak amacıyla çalışmalar yürüteceğiz. Dijital yatırım danışmanlığı konusunda birçok üyemizin finteklerle iş birliği yaparak çok güzel işlere imza attıklarını görüyoruz. Özellikle pandemi sürecinde bu alandaki gelişmelerin yatırımcılara çok büyük fayda sağladığına şahit oluyoruz. Türkiye’de bu alanda ciddi çalışmalar yapan şirketlerimiz var. Dijital yatırım danışmanlığının gelişimi, çok küçük birikimler için dahi kişiye özel yatırım tavsiyesi almayı mümkün kılmakta, yatırımcı memnuniyetini artırmaktadır. Bu konuyu, finansal okuryazarlığın artırılması ile destekleyerek yatırım kararlarını bilinçli şekilde veren yatırımcılarımızın sayısının artırılması için çaba sarf edeceğiz.”

 

Yerli yatırımcıların yanı sıra yabancı yatırımcıların Türkiye sermaye piyasalarına ilgisinin arttırılması gerektiğini belirten Eraslan, Birlik olarak Türkiye sermaye piyasalarının yabancı yatırımcılara anlatılması konusunda aktif rol alacaklarını ve bu kapsamda dünyanın önemli finans merkezlerine yönelik Türkiye’yi tanıtma amaçlı online toplantılar düzenlemeyi planladıklarını ifade etti.

 

“İstanbul’un bölgesel finans merkezi olma potansiyeli yüksek”
İstanbul’un bölgesel finans merkezine dönüştürülmesi için Birlik olarak aktif rol alacaklarını vurgulayan Eraslan sözlerine şöyle devam etti: “Birliğimizin yol haritasında yer alan diğer önemli maddemiz; İstanbul’un finans merkezine dönüştürülmesi. Bu sayede Türkiye’de faaliyet gösteren sermaye piyasası kuruluşlarının iş alanlarının genişletilmesi ve bu alanda yapılan faaliyetlerden elde edilen gelirlerin ülkemiz GSYH’si içinde önemli bir orana getirilmesi hedeflenmektedir. İstanbul’un ekonomik aktivitesinin büyüklüğü sayesinde bulunduğu coğrafyanın ekonomik açıdan merkezi olduğu herkesin malumudur. Sermaye piyasası sektörümüz yetişmiş insan kaynağı ve teknoloji alanındaki üstünlüğü ile bulunduğumuz coğrafyada birçok finansal hizmetin tedarikçisi olabilecek potansiyeli barındırmaktadır. İslami ürünler konusunda bölgesel ve ülke özelinde fırsatlar olduğunu düşünüyoruz. Bize özgü bu üstünlüklerin koordineli bir şekilde kullanımıyla, İstanbul’u bölgesel bir finansal merkeze dönüştüreceğimize inanıyoruz. Bu nedenle Birlik olarak İstanbul’un Uluslararası Finans Merkezi olabilmesi için elimizden gelen desteği sağlayacağız.”

 

Girişim sermayesi fonları, yeni girişimlere 2 milyar TL’lik kaynak sağladı
Girişimciliğin finansmanında sermaye piyasalarının aktif rol almasının önemine değinen Tevfik Eraslan, “Bu noktada girişim sermayesi yatırım fonları, kaynak arayan küçük ölçekli şirketler için alternatif bir çözüm olarak ortaya çıkmaktadır. Türkiye’de 11 farklı portföy yönetim şirketinin yönettiği 27 girişim sermayesi yatırım fonu, 2 milyar TL’lik kaynağı yeni girişimlere sağlamış durumda. Girişimcilik ekosisteminin sermaye piyasaları ile entegre edilmesi öncelikli çalışmalarımız arasında yer alıyor. Bu konuda Hazine ve Maliye Bakanlığı önemli büyüklükte kaynak sunuyor. Benzer şekilde Türkiye Varlık Fonu, Avrupa Yatırım Bankası, girişimciler için kaynak ayırmış durumdalar. Üniversitelerimizdeki teknokentlerde yapılan çalışmalar dikkat çekici. Çok uluslu finans kuruluşlarının oluşturdukları Türkiye fonları da var. Ayrıca özel kurumların yürüttüğü kuluçka programları, Türkiye’de girişimcilik sektörüne önemli destekler sunuyor. Yapılan tüm bu çalışmalarda eşgüdüm sağlanması ve girişim şirketlerinin sermaye piyasalarından kaynak temin edebilmesi bizim önceliğimiz olacak. Girişim şirketlerine yatırımcıların daha kolay erişebilmesi için bir platform kurulmasının fayda sağlayacağını düşünüyoruz” dedi.

 

“Dünyada sürdürülebilir yatırım fonları 50 trilyon dolara ulaştı”
Bireysel Emeklilik Sistemi’nin sermaye piyasaları açısından önemine de dikkat çeken Eraslan, “Bireysel Emeklilik Sistemi ve Otomatik Katılım Sistemine katılımcı sayısının artması ve mevcut katılımcıların memnuniyetinin daha üst düzeylere taşınması öncelikli konularımızın arasında yer alıyor” diye konuştu. Eraslan, Birlik olarak Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme hedeflerine ulaşması, sermaye piyasalarının büyümeye sağladığı katkının artırılması ve Türkiye’nin dünya ile rekabet eden bir finansal alt yapıya sahip olması amacıyla üyelerinin de desteğiyle önümüzdeki dönemde faaliyetlerini daha da güçlendirerek devam edeceğini ifade etti.

 

Konuşmasında Eraslan finans sektörünün, topladığı kaynakları yönlendireceği alanları belirleme gücü nedeniyle, toplumun geleceğinin şekillenmesi açısından da önemli bir rol üstlendiğini hatırlattı. Eraslan, “Bu görevi yerine getirirken çevre, toplum sağlığı, toplumsal cinsiyet eşitliği gibi sürdürülebilir kalkınma hedeflerine duyarlı şirketleri seçerek kaynak aktarımı yapması, toplumumuzun da ilerideki yıllarda içinde bulunacağı ortamı belirleyecek. Son dönemde dünya genelinde sürdürülebilir kalkınma hedeflerine yönelik duyarlılık giderek artmakta. Bu tür fonların büyüklüğünün 50 trilyon dolara ulaştığı tahmin ediliyor. Ülkemizin de bu kaynaklardan pay alabilmesi için özellikle kolektif yatırım kuruluşları tarafında buna yönelik fonlar oluşturmamız ve yatırımcılara sunmamız gerekiyor” dedi.